
Evet memleket köşesinde son olarak ismini bile söylediğimde göğsümün kabardığı, güzel memleketim TRABZON var. Yaptığım ufak çaplı araştırmalar sonucu tarihi hakkında birçok bilgiye ulaştım. Bilmediğim şeyleri öğrenmek ve Trabzon'umuzun ne kadar büyük olduğunu öğrenmek çok hoşuma gitti. Trabzon şu anki hali ile gelecek vaadetmektedir. Yeni yapılan sahil yolu Trabzon un çehresini değiştirmiştir. Atapark düzenlemesi ve zağonos porojesi ile modern bir şehir havası yaratılmıştır. Mutlaka gezilmesi ve görülmesi gereken birçok tarihi yeri barındırmaktadır. Bunları kısaca özetleyecek olursak;
- Sümela Manastırı
- Uzungöl
- Boztepe
- Cephanelik
- Ayasofya Müzesi
- Atatürk köşkü
- Zigana
- Yaylaları ...vs
Trabzon insanı dürüst ve misafirperverdir. Yanlışı kesinlikle sevmez, herzaman doğrunun yanında olmuştur. Son dönemlerde ismi hep cinayetle anılması beni ve birçok insanı üzemektedir. Bazı insanların oyunlarına gelen gençlerimiz sürekli kullanılmaktadır. Silaha olan merakımız herkes tarafından bilinmektedir. Hani bir söz vardır "At, avrat, silah" işte bu sözlerin tam karşılığını Trabzon da bulabilirsiniz. İşini dürüstçe yapan insanları heryerde görebilirsiniz. Bizleri dışarıda hep milliyetçi olarak tanırlar evet doğru biliyorlar. Söz konusu olan vatan millet olduğunda ön saflarda yer almayı biliriz. İşte bu yüzden bazı duygularımızla oynayıp bizleri meydada tüm dünyaya farklı tanıtmaktadırlar. Bazı Trabzonlu arkadaşlarımız bunları kendilerine övünme konusu olark görmektedirler. İşte ben burda ayrım noktasına geliyorum. Bu olaylar övünülecek şeyler değildir. "Kafamız kızar papaz vururuz yok öyle yaparız şöyle yaparız biz Trabzonluyuz" diyen zihniyetlere kesinlikle katılmıyorum! Gerçek Trabzon'lu bunlarla övünmez bunlardan kendine pay çıkarır ve bunları yapanları ayıplar. Bu olaylar bizleri küçük düşürmektedir.
Heleki bir Trabzonspor sevdamız vardır ki dillere destandır. Trabzonspor Trabzon için sadece bir futbol takımı değildir. O bizim herşeyimizdir. Tüm şehir Trabzonspor ile yatar onunla kalkar. Eğer haftasonu maçımız iyi geçmişse herkesin yüzü güler. Gazete satışları patlar. Ama olaki yenilmişsek herkes barut gibi olur. Trabzonda sokaklarda futbol oynayan çocuklar görmek bizim çok alışkın olduğumuz bir durumdur çünkü o günleri bizlerde yaşamışızdır. Ben kendimden biliyorum okuldan gelip çantayı sıyırıp doğruca sokağa koştuğumu. Herkesin takımdan bir favori futbolcusu vardır. Ben ufakken kendimi hep Şota olarak görürdüm. Her kaleye şut çekişimde bağırırdım " Şota.. Şotaa.. Şotaaa.. ve Golll" Bunları sadece sadece ben yaşamadım bu şehrin çocuğu olan herkes yaşamıştır. Türkiye Süper liginde 4 büyük takımdan birisi olmaya hak kazanmıştır. Birçok lig ve kupa şampiyonluğu bulunmaktadır. Neyse bana kalsa daha çok yazardım birazda resmi kaynaklara yer vereceğim.
Trabzon'un Tarihçesi
Doğu Karadeniz Bölgesinin tarih ve sosyo-kültürel açıdan en önemli merkezi olan Trabzon, kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, yaklaşık 5000 yıllık bir geçmişe sahiptir. Bölgenin iklim ve arazi dolayısıyla arkeolojik araştırmalara uygun olmayışı, kesin kuruluş tarihini belirlemede bazı güçlükleri beraberinde getirmektedir. Fakat yapılan bazı yüzey araştırmaları ve mağara sondajları bölgenin binlerce yıldır iskana açık olduğunu ispat etmektedir.
M.Ö. 7. yüzyılda ticaret amacıyla Karadeniz kıyılarına gelen Miletli koloniciler Sinop’tan başlayarak doğuya doğru bir takım yerlerde yeni koloniler kurdular. Bu kolonilerden birini de ele geçirdikleri Trabzon’da kurdular. Kentin stratejik öneminden dolayı Trabzon, bölgedeki bütün kolonilerin merkezi konumuna getirildi. MÖ. 400 yıllarında Perslerle sürdürülen savaşlar sonucunda, geri dönen ordusunu Trabzon üzerinden aktarmak isteyen Ksenophon, anılarını anlattığı“Anabasis” isimli eserinde, yörede Tibaren, Khalybi, Drill, Tzanni, Makron ve Kolkh isimli bir takım savaşçı ve ilkel olmayan kavimlerin yaşadığım belirtmektedir. Bazı Avrupalı tarihçiler eserlerinde sözü edilen bu kavimlerin Turani asıllı olduklarını vurgulamaktadırlar.
Kısa süren ve geniş bir coğrafyaya yayılan Büyük İskender İmparatorluğunun yıkılmasından sonra Trabzon, bir İranlı asilzade tarafından Kuzey Anadolu’da kurulan Pontus Krallığının (MÖ. 280-66) sınırları içerisinde kalmıştır. Bu krallığın Romalılarca ele geçirilmesiyle Trabzon’da Roma Dönemi başlamıştır. Bu tarihten sonra Trabzon, Roma İmparatorluğu’nun Perslere karşı giriştiği seferler için Önemli bir üs konumuna ulaşmıştır.
Roma İmparatorluğu’nun M.S. 395 yıllarında doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrılmasından sonra bölge, Doğu Roma olarak nitelenen Bizans İmparatorluğunun payına düştü. Bir sınır Themasi (vilayet) olan Trabzon’daki Bizans hakimiyeti 1204 yılında Haçlıların İstanbul’u işgal etmelerine kadar sürdü. Bu tarihten sonra Trabzon, 1461 yılına kadar, yine Bizans İmparatorluğu’nun uzantısı olarak Konmenos Sülalesinin kurmuş olduğu Trabzon Rum Devleti’nin egemenliğinde kaldı.
Bizans hakimiyetinde kaldığı süre içerisinde Trabzon ve yöresi, Kafkasya ve İran üzerinden giren çeşitli Türk boylarının (Huğ, Sabir, Kuman, Peçenek ve Oğuz) saldırılarına maruz kalmıştır. Bunların bir bölümü peyderpey olarak Trabzon’u çevreleyen dağlık arazilere yerleşmişlerdir. Fakat asıl büyük yığılma 1071 ‘de kazanılan Malazgirt Zaferiyle birlikte gerçekleşmiştir. Anadolu’ya hakim olan Selçuklular, stratejik öneme sahip Trabzon’u birkaç kez ele geçirmeye çalışmışlarsa da başarılı olamamışlardır. Fakat bu saldırılar Trabzon Rum Devleti’nin topraklarının büyük bir kısmının giderek Selçuklu egemenliğine girmesine ve ele geçirilen topraklara Oğuzların Çepni boyunun yerleşmesine neden oldu. Bu dönemlerde Trabzon, tarihi ipek yolunun üzerinde olmasından dolayı ticari açıdan büyük kazançlar sağlamıştır. Bu durum giderek kentin zenginleşmesine, Ceneviz ve Venedikli tüccarları kendine çekmesine önemli ölçüde etki etmiştir. 14. ve 15. yüzyıllarda Anadolu ve Balkanlarda büyümesini sürdüren Osmanlı Devleti, Fatih Sultan Mehmet’in 1453’te İstanbul’u fethiyle bir imparatorluk seviyesine ulaşmıştır. Fatih’in güttüğü Anadolu’nun bütünlüğünü sağlamaya yönelik girişimlerinden biri de Bizans’ın devamı sayılan Trabzon Rum Devleti’ni sınırlarına katmak, böylece doğuya (İran’a) ve kuzeye (Kafkasya-Kırım) açılan kapıya sahip olmaktı. Bu amaçla düzenlemiş olduğu sefer 26 Ekim 1461’de Trabzon’u fethederek Osmanlı sınırlarına katmıştır.
Fethin ardından Trabzon ve yöresi “Trabzon Sancağı” adı altında bir idari birim olarak Osmanlı idari sistemi içerisinde yerini almıştır. 0 devirdeki Trabzon Sancağı, bugünkü Trabzon, Rize, Giresun ve Gümüşhane illerini kapsamaktaydı. Sancak merkezi olan Trabzon, Osmanlı fethiyle birlikte yeni bir döneme girdi. Kentte Türk nüfusu artmaya ve çehresi Türk eserleriyle donanmaya başladı. Bu dönemde ünlü Osmanlı sultanlarından Yavuz Sultan Selim burada valilik yaparken, oğlu Kanuni Sultan Süleyman dünyaya gelmiştir. Bu nedenle Trabzon, tıpkı Amasya ve Kütahya gibi şehzade sancağı olarak anılmıştır.
Osmanlı Döneminde Trabzon şehri stratejik konumu dolayısıyla, idari, askeri ve ticari açıdan önemini günden güne artırdı. Özellikle İran ve Kafkasya yönlerine düzenlenen seferlerde bir askeri üs ve ikmal merkezi işlevi görmesi ve tarihi ipek yolunun buradan geçmesi bu konumunu güçlendirmiştir. yüzyılda Trabzon’a gelen Evliya Çelebi kaleme aldığı seyahatnamesinde şehri Osmanlı'nın en mamur ve en renkli şehirlerinden biri olarak tarif etmiştir. Ayrıca halkının sevecenliği ve zenginliği, şehrin güzelliği ve temizliğinden övgüyle söz etmiştir.
Trabzon, 19. yüzyılın başlarında bölge ayanlarının neden olduğu çatışmaların odak noktası oldu. Bir ara ayanların kontrolüne giren şehir, daha sonra devlet güçlerinin denetimi altına alınarak, bölge ayanlanının isyanı bastırıldı. Bütün bu ayaklanmalar şehirde ve yörede büyük bir huzursuzluğa ve tahnibata yol açmıştır.
1839’da yayınlanan Tanzimat Fermanının uygulanmasında şehir bazı öncelikli vilayetler gibi pilot bölge seçilerek idari, adli ve askeri anlamdaki yenilikier denenerek başarıya ulaşıldı. Aynı dönemde Trabzon’da bir takım imar hareketleri, eğitim ve kültür faaliyetleri dikkati çekecek biçimde yoğunluk kazandı. Matbaa kurularak canlı bir... basın hayatı oluşturuldu. Yeni sivil ve askeri okullar kurularak eğitime ağırlık verildi. 1900’lere gelindiğinde şehirde birçok devletin konsolosluk düzeyinde temsilcilikleri vardı. Avusturya-Macaristan, iran, İngiltere, Rusya, Fransa ve Yunanistan konsoloslukları bunlar arasında en etkin olanlardı. Böylece uluslararası değer kazanan Trabzon, yeni kurulan okulları, renkli basın hayatı ve zengin ticaret imkanları ile Osmanlı’nın son yıllarında belli başlı kentler arasında yeraldı. Bu yıllarda kent merkezinin nüfusu yaklaşık 42.000 civarında bulunmaktaydı.
Trabzon, tarihindeki en karanlık günlerini I. Dünya Savaşının çıkmasıyla birlikte yaşadı. Osmanlı Devleti’nin Almanya yanında savaşa sürüklenmesi, karşı tarafta yer alan Rusya, İngiltere ve Fransa’nın büyük tepkilerine ve saldırgan tutumlarına yol açtı. Bu durumdan nasibini alan Trabzon, Nisan 1916’da Ruslar tarafından işgal edildi, Şehir ve çevresini hakimiyet altına alan Ruslar, yayınladıkları emirlerle Türklerin haklarını kısıtlayan, bunun yanında azınlıkta bulunan Rumları şımartan tavırlar sergilediler. Trabzon halkının büyük bir kısmı bu durum karşısında muhacir olup batıya doğru göçe başladılar. Rumlar ise kurdukları çetelerle geride kalan Türklere karşı saldırılarını artırarak hayali Rum-Pontus Devleti’ni kurmak için çalışmalarını hızlandırdılar. Nihayet 1917’de Rusya’da gerçekleşen Bolşevik İhtilali ile Rus Ordusu dağınık biçimde işgal ettiği Türk topraklarını terk etmeye başladı. Bu geri çekilme sonucunda Trabzon 24 Şubat 1918’de işgalden kurtarıldı. Yeniden Türk hakimiyetine geçen Trabzon, bu kez, oldukça harap bir şekilde bulundu. Evler, camiler ve mezarlıklar tahrip edilmiş, bağ ve bahçeler bakımsız halde bırakılmış, halk ise gerek sağlık şartları ve gerekse saldırılar sonucu bitkin durumda kalmıştır.
Mondros Mütarekesiyle I. Dünya Savaşından yenik ayrılan Osmanlı Devleti Itilaf Devletlerinin bir çok yaptırımı ile karşı karşıya kaldı. 19 Mayıs 1919 tarihinde Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla başlayan bağımsızlık sürecinde Trabzon ve Trabzonlular başarıyla mücadele ettiler. Kurulan “Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” Rum-Pontus ve Ermeni isteklerine yoğun tepki göstererek set çekmeyi başardı. Nihayet, İstiklal Harbinin kazanılması ve 29 Ekim 1923’te Cumhuriyetin İlanıyla Trabzon, Türkiye Cumhuriyeti içerisinde bir vilayet merkezi olarak yerini aldı.
Yunanistan ile karşılıklı yapılan nüfus mübadelesi antlaşması ile kent merkezinde ve kırsal kesimde yaşayan Rum azınlık Yunanistan’a gönderildi. Yeniden yapılanan Trabzon’u 1924, 1930 ve 1937’de yaptığı ziyaretten ile onurlandıran ulu önder Atatürk bu şehre ve halkına verdiği değeri önemle vurgulamıştır.
Cumhuriyet dönemiyle yeni bir çehreye bürünen Trabzon, zengin tarihi mirası, eğitim kurumları, ulaşım hizmetleri, sağlık kuruluşları ve ticari faaliyetleri ile gittikçe büyüyen modern bir şehir olma özelliğini sürdürmektedir. (Kaynak: Ktu.edu.tr/trabzon)
Trabzon'un Etimolojisi
Yunan mitolojisinde Lycaon’un oğlu Trapezeus'un Arkadya'daki adaşına ismini verdiği bilindiğinden, Karadenizdeki Trabzon'un da bu mitolojik kahramandan adını aldığı düşünülebilirEvliya Çelebi'nin 2500 yıllık bir Yunan kentinin adını 17. yüzyılda Türkçe halk etimolojisine dayandırarak verdiği Tuğra-bozan adı da kimi çevrelerce ciddiye alınmıştır.Hamilton, şehrin güney doğusunda dik yamaçlarla yükselen, fakat üstü düz olan Boztepe’nin görünüşüne bağlamış, antik Trabzon sikkelerindeki "masa" çiziminden de aldığı destekle, kente görümünden dolayı Yunanca Trapezus "masa" adının verildiğini iddia etmiştir Özhan Öztürk, Kolhis ve Kafkasya'dan getirilen kölelerin Yunanistan anakarasına taşındığı liman kenti olan Trabzon'un adının Trapezus'un eski Yunanca metinlerde geçen mecaz kullanımı "köle satılan düz platform”olabileceğini ileri sürmüştür
Trabzon'un İklimi
Karadeniz'e özgü ılıman iklime sahip kentte hava sıcaklığı yıl boyunca 10° - 20°C arasında değişirken yaz ortalaması 27°C, kışın en soğuk zamanı (Kalandar zamanı)ise 5°C civarındadır.
Trabzon'un Halkı
Tarih boyunca Laz olarak adlandırılan halk, Rum ya da Osmanlı/Türk olsun, yaylacılık teknikleri, yaşam tarzı, köy mimarisi ve folklorik açıdan Anadolu köylüsünden net çizgilerle ayrılmakta ve Kafkasya halklarıyla Laz, Lezgi, Megrel, Mağharul-Dağıstan Avarlar'ı, Oset, Gürcü, Abhaz vs.) benzerlik göstermektedir. Şalpazarı, Ağasar vadisinde yaşayan Çepni türkmenleri bölgeye 13-14. yüzyıllar arasında yerleşmiş olup Dede Korkut masallarında bahsi geçen folklorik birikime ve Trabzon'un diğer yörelerinden kolayca ayrılabilen Türkmen dialektine sahiptirler. Bölgede Ermeni varlığı eskiye dayanmakla birlikte önemsenecek miktarda değildir. Gökbilgin'in Trabzon Tahrir Defterleri üzerine çalışmasında görüleceği gibi 1515 yılında kent merkezinde 774 Rum ve 179 Müslüman evine karşın sadece 15 Ermeni evi olduğu kayıtlıdır.
Trabzon'un Dili
Rumca, Lazca, Rusça, Ermenice ve Farsça'dan çok sayıda ödünç kelime içeren Trabzon Türkçesi kendi içinde birkaç dialekt içermekte ve Kafkas gırtlağının izlerini taşımaktadır. Trabzon ağzı Özellikle alışılmadık ünsüz değişimleri ile Anadolu Türkçesi'nden derin farklılıklar içermektedir.
- / b / > / p / baluk > paluk
- / d / > / t / dere > tere
- / k / > / g / katuk > gatuk
- / g / > / c / gelin > celun (Batı Trabzon)
- / c / > / ç / came > çame
- / k / > / ç / > öküz > öçüz (Merkez Çömlekçi mahallesi, Doğu Trabzon)
Aynı zamanda Trabzon Yunanca'nın en az 2500 yıldır kesintisiz konuşulduğu en doğu Yunan kolonisi olup, Köprübaşı, Çaykara, Maçka, Tonya ilçelerinde Rumcanın arkaik öğeler taşıyan yerel bir dialekti günümüzde de Müslümanlar tarafından 50 civarında köyde konuşulmaya devam etmektedir.
Trabzon'da Giyim Kuşam
Osmanlı döneminde Samsun ile Batum arasında geleneksel giyim (Laz kıyafeti olarak da bilinir) şöyledir
Erkek: Başta iki ucu üzerinden sarık gibi dolanarak uzun kulaklı bir düğümle bağlanan ve kukula adı verilen siyah başlık. Üstte beyaz mintan ve üzerine siyah aba yelek. Altta bacak arası körüklü bacak kısmı dar zipka adı verilen siyah şalvar.Kadın (köylü): İçte kamis adı verilen yakasız Trabzon bezinden gömlek, başta keşan peştemal, alltta etek veya üçetek elbise (zibun)bele bağlanan ve rengi yöreden yöreye değişen peştemal (fota. Üstte fermene veya kadife adı verilen yelek.Kadın (şehirli, kasabalı): Başta tepelik, Tapla, Koursi, hotoz adı verilen gümüş ya da altın sırmalı yuvarlak tepelik. İçte kamis, üzerine zibun (üçetek) belde peştemal, lahor veya trablus. Köylü ya da şehirli olsun Trabzon kadını (Rize ve Artvin sahilinde yaşayan Lazlar gibi) kesinlikle şalvar giymemektedir. Tek istisna Şalpazarı bölgesinde olup Çepni kadınları şalvar giymekte ve ucu püsküllü kırmızı ya da pembe belbağı takmaktadır.
Trabzon'da Müzik ve Halk Oyunları
Trabzon bölgesinin geleneksel çalgıları şimşir kaval , kemençe , davul - zurna ve yörede zimpona , dankiyo adlarıyla da bilinen tulum dur. Sayısız çeşidi olup kadın ve erkekler tarafından toplu oynanılan geleneksel dansların adı ise horon dur.
Trabzon'da Mutfak
Samsun Batum arasında yeralan bölge mutfağının ayırıcı temel besinleri karalahana, mısır ve hamsi olup, bu üçlünün çorbasından ekmeğine dek sayısız kombinasyonu bulunmaktadır. Bölgeye özgü yemeklerden en karakteristik olanları şunlardır:
- Mısır unundan:Kuymak (Rize'de ve Trabzonun doğusunda muhlama, Şalpazarında yağlaş), haçapur, hamsili ekmek, lamesli ekmek
- Karalahanadan: Çorba, Ğuliya, manca, sarma
- Tatlı olarak: Kabak malezi, kabak pilavı (bölgede pilav ve makarna şekerli olarak tüketilir)
- Hamsiden: Buğulama, hoholli hamsi, hamsili ekmek, kaygana
- Fasülyeden (lobya): turşu kavurma
Trabzon'da Kültürel Yaşam
Trabzon ilinde tiyatro etkinlikleri Trabzon Belediye Tiyatrosu ve Trabzon Devlet Tiyatrosu tarafından yürütülmektedir.Halk eğitim merkezlerinde amatörce tiyatro, müzik ve halk oyunları çalışmaları yapılmaktadır. Müzik alanında çalışmalar yapan Devlet Klasik Türk Müziği Topluluğu'nun yanısıra karikatür ve resim çalışmaları Belediye Sergi Salonu'nda sergilenmektedir.
Trabzon'un Turistik Yerleri
Roma İmparatorluğu ve Osmanlı döneminde eyalet merkezi olmuş, Ortaçağ'da bir Rum imparatorluğuna başkentlik yapmış kent doğal güzelliklerinin yanısıra pek çok tarihi yapıyı barındırmaktadır. Bunların en önemlileri:
- Manastırlar: Sümela Manastırı, Ayasofya müzesi,Kaymaklı Manastırı(Amenapırgiç Ermeni Kilisesi), Kızlar (Panagia Theoskepastos) Manastırı, Gregorios Peristera (Hızır İlyas)Manastırı, Kızlar (Panagia Kerameste) Manastırı, Vazelon Manastırı,Kustul Manastiri
- Hagaios Savas (Maşatlık) Kaya Kiliseleri,
- Kiliseler ve Camiler: Hagia Anna (Küçük Ayvasil), Sotha (St. John)K, Hagios Theodoros, Hagios Konstantinos, Hagios Khristophoras, Hagios Kiryaki, Santa Maria, Hagios Mikhail, Panagia Tzita, Fatih (Panagia Khrysokephalos), Yeni Cuma (Hagios Eugenios), Nakip (Hagios Andreas Kilisesi), Hüsnü Köktuğ (Hagios Eleutherios), İskender Paşa Camii, Semerciler, Çarşı Camii, Gülbahar Hatun Camii
- Konaklar: [Atatürk Köşkü] Memiş Ağa Konağı (Sürmene), Çakıroğlu İsmail Ağa Konağı (Of), Çakıroğlu Hasan Ağa Konağı
Trabzon'da Ulaşım
Antik Çağdan itibaren Trabzon kenti, özellikle Roma İmparatoru Hadrianus'un yaptırdığı limandan sonra denizcilik açısından önemli bir merkez olmuş, cumhuriyet döneminde de yakın zamana dek denizyolları ulaşım ve ticarette önemini korumuştur. Karadeniz sahil yolu ve yapımı tamamlanmak üzere olan otoban yolunun hizmete açılması ile Samsun ile Sarp sınır kapısı arasında yolculuğun kalitesi artarak ağırlık karayollarına geçmiştir. Trabzon il merkezinden başlayarak, Zigana geçidi üzerinden Gümüşhane'ye oradan Kop geçidini aşarak Erzurum'a bağlanan yol ise eski önemini kaybetmiştir.
Trabzon'da Eğitim
Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde Trabzon'da eğitim kuruluşu olarak sekiz medrese, eğitim süresi dört yıl olan beş adet ilkokul, bir adet sanat yurdu, bir adet askeri rüştiye, bir adet idadi ve bir adet Darülmuallimin bulunmaktaydı Günümüde Trabzon ilinde 815 ilköğretim okulu, 86 lise ve dengi okul ve 2 Aralık 1963 tarihinde öğretime açılan Karadeniz Teknik Üniversitesi bulunmaktadır.
(Kaynak: Wikipedia)

Ziyaretçi defterine site hakkındaki görüşlerinizi yazabilirsiniz. Lütfen sadece site hakkında mesaj bırakınız.
Galeride Trabzon, Akçaabat ve Benden bolca fotoğraf bulabilirsiniz. Yorum yapabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir.
Müzik kutusu bölümünde müzik dinleyebilirsiniz ama müzikleri indiremeyeceğinizi unutmayınız.