Habil Bozali

Akçaabat
Karadeniz Bölgesinin Modern şehri Trabzon'un en büyük ilçesidir Akçaabat. Tarih boyunca çok önemli roller üstlenmiştir ve önemini hala korumaktadır. Modern ve çağdaş yapısı ile Karadeniz'in incisi sözünü tamamen haketmektedir. Aşağıdaki bilgiler yine yapımı bana ait olan akcaabat.net sitesinden alıntıdır.

Akçaabat'ın Tarihçesi

Şehrin kuruluşuyla ilgili araştırmalar ilk yerlilerin Ege kıyılarından gelerek buralara yerleştiğini öne süren batılı araştırmacılar ile buraların Asya kökenli ya da Türk olduğunu ortaya koyan araştırmacılar arasında yoğunlaşır.

Çınar ağaçlarının çokluğundan ötürü Pulathane adıyla anılan şehrin; sonraları ticaretin gelişmesi ve paranın bolluğundan dolayı Akçaabat adını aldığını belirten araştırmacıların yanı sıra beyaz evlerinden dolayı şehrin Akçaabat adını aldığını iddia eden araştırmacılar ile eski Türkçe’den kaynaklanan batıdaki şehir anlamına geldiğini söyleyen araştırmacılar da vardır.

Fatih Sultan Mehmet tarafından 1461 yılında fethedilen, Akçaabat’ta Roma, Bizans, Kommenos ve Osmanlı dönemine ait tarihi yapıt ve izlere rastlamak mümkündür. Akçaabat ‘ın; Osmanlı dönemine ait kaynaklarda şehir merkezi “Pulathane”, ilçe geneli ise “Akçeabâd” olarak geçmektedir.

Şehrin tarihinde 1810 yılı Ramazan ayı ayrı bir yer tutar. Bu tarihte Rus donanması Sargana mevkiine çıkarma yapmak istemiş. Akçaabat halkı 48’i kadın olmak üzere 969 şehit vererek yurdu savunmuştur. Birinci Dünya Savaşı sırasında 20 Nisan 1916 yılında Çarlık Rusya’sı Akçaabat’ı işgal etmiş ancak bu işgal de uzun sürmemiş ve 17 Şubat 1918 ‘de Akçaabat düşman işgalinden kurtulmuştur.

Kronolojik sıralama ile Akçaabat için önemli olayları şu şekilde sıralamak mümkündür;

  • M:Ö: 700 Akçaabat, Milentos ticaret kolonilerinin bir uzantısıdır.
  • M:Ö: 312 Akçaabat Pontus Krallığı’nın eline geçer.
  • 1214 Akçaabat Trabzon Rum İmparatorluğunun eline geçer.
  • 1461 Akçaabat Trabzon ile birlikte Fatih Sultan Mehmet tarafından Omsalı İmparatorluğu’nun topraklarına katıldı.
  • 1810 Akçaabat tarihi açısından Osmanlı döneminin en önemli olayı Sargana Destanıdır.
  • 1880 Akçaabat Belediyesi kuruldu
  • 1884 Akçaabat, Teşkilat Nizamnamesi gereği ilçe kimliğini kazandı.
  • 20 Nisan 1916 1. Dünya Savaşı sırasında Çarlık Rusya’sı Akçaabat’ı işgal etmiştir.
  • 17 Şubat 1918 Düşman işgalinden kurtulan Akçaabat, Cumhuriyet Döneminde kültür, sanat, eğitim, ticaret gibi alanlarda hızla gelişen bir ilçe durumuna gelmiştir.

Akçaabat'ın Konumu

Ülkemizin Doğu Karadeniz kıyılarında sıralanan en güzel yerleşim yerlerinden biri olan Akçaabat; 38.2 doğu boylamı ile 40.4 kuzey enlemi arasında, deniz seviyesinden 10 metre yükseklikte 385 kilometrekarelik yüzölçümü ile Trabzon ilinin hemen batısında yer alır. Trabzon Havaalanı’na ve Trabzon Limanı’na 15 dakika uzaklıktadır.
Doğuda Trabzon şehrine bitişik olan, batısında Çarşıbaşı, güneyinde Düzköy, Maçka ile çevrili bulunan ve Düzköy ilçesi ana yolu olan Söğütlü Vadisi’ni bünyesinde barındıran Akçaabat, yörede bulunan yaylaların geçiş noktasındadır.

Akçaabat'ın Ekonomisi

Karadeniz kıyısındaki en önemli limanlardan biri olması nedeniyle tarihin her döneminde Akçaabat’ın ticari hayatı canlı olmuştur. I. Dünya Savaşı’nın başlangıcında 5.000’e yakın şehir, 60.000’i aşkın toplan nüfusu ile önemli bir merkez olan ilçenin ticari ve ekonomik yapısının beklenen düzeyde gelişme gösterememiş olmasında başka nedenlerin yanında Trabzon’a yönelme ve coğrafi yapı da önemli yer tutar.

Şehrin adını tüm ülkeye duyuran ve ekonomik yapı içerisinde önemli bir değer olan Akçaabat Köftesinin yanında şehrin ekonomisi içerisinde, tarım ve hayvancılığın yeri büyüktür. Tereyağı meşhur olan ve her zaman tercih edilen Akçaabat’ta Salı günleri kurulan Akçaabat Halk Pazarı da bölgenin sebze, meyve ve hayvansal ürün ihtiyacını karşılayan önemli bir ticari merkezdir. Şehrin değişik yerlerinde hayvansal ürünlerin işlendiği işletmeler mevcuttur.

Özellikle kıyıları balık varlığı bakımından oldukça zengin olduğundan balıkçılık yaygındır. Tarımsal üretim içerisinde tütünün yeri büyük olup Doğu Karadeniz’de tütünün yetiştiği tek yerdir. Fındık, mısır ve benzeri ürünlerin yanında son yıllarda kivi ve çilek gibi yeni ürünlere yönelme vardır.

Turizm

ORTA MAHALLE

Akçaabat'ın tarihi mahallelerinden biri olan Orta mahalle, Osmanlı dönemi sivil mimarlık örnekleri, sokakları, merdivenleri, duvarları ve çeşmeleriyle tarihi karakterlerini günümüze aktarabilmiş nadir yerleşim yerlerimizden biridir.

Tarihi dokusu tek-tek evler olarak değil, sokak ve mahalle ölçeğinde bütünlük gösteren bu alan tarihi kentsel bir sit alanıdır. Sit alanı içerisinde geçmiş kültürlerin seçkin ürünlerinden ve anıtsal mimarlık örneklerinden olan ST. Michael Kilisesi, Şapel ve günümüzde ilköğretim okulu olarak kullanılan Kilise Okulu yer almaktadır.

Akçaabat Belediyesi tarafından Trabzon valiliğinin de katkılarıyla burada bir çekirdek alan oluşturma ve burayı yeniden turizme kazandırma çalışmaları sürdürülmektedir.

Orta Mahalle başta olmak üzere tarihi kültür değerlerimizi korumak amacıyla Akçaabat Belediye Meclisi’nin başvurusu sonucu Akçaabat, Tarihi Kentler Birliği’nin üyesi olmuştur.

Sera Gölü

Akçaabat merkezinden 5 kilometre uzaklıkta bulunan Sera Gölünün genişliği 150-200 metre, uzunluğu ise yaklaşık 4 kilometredir.

1950 yılında oluşan ve bir set gölü olan Sera Gölü; Trabzon'dan ilçeye girişte Yıldızlı Beldesi sınırları içerisinde bulunan ve Akçaabat'ın doğal güzelliği ile bilinen turizm yerlerinden biridir

Ulaşım: Trabzon-Akçaabat yolunun 7 Km.sinden güneye 2 Km. stabilize yolla ulaşılmaktadır. Trabzon - Akçaabat arasında günün her saati dolmuş bulunmaktadır.

Özellikler: Su, elektrik, PTT gibi altyapıya sahip olan Sera gölü çevresi gelişmiş bir kamp ve piknik alanıdır. Göl sularında olta balıkçılığı yapılabilir.

Konaklama-Yeme-İçme: Konaklama için yayladaki pansiyonlardan faydalanılabilir. Yaylada her türlü temel ihtiyaç malzemesi temin edilebilir. Balık ve et lokantası, kır kahvesi, bakkal gecenin geç saatlerine kadar açıktır.

Yayla Şenlikleri

YAYLA VE DERNEKLER

Yöredeki yayla derneklerini en görkemlisi her yıl 20 Temmuz tarihinde (Orak yedisi) Hıdırnebi Kayası’nın arkasında bulunan Denek çimeninde yapılan Hıdırnebi Şenliği’dir. Bu şenlik 1 hafta önce başlayıp muhteşem bir finalle 20 Temmuz tarihinde son bulur.

Ayrıca Akçaabat’ta 21 Haziranda Mesebet yaylasında Mesebet ve 14 Ağustosta Işıklar Kayabaşı Yaylası’nda da Karaapdal adıyla yayla şenlikleri düzenlenmektedir.

Özellikle yayla turizminin canlandırılması açısından büyük önem taşıyan ve 1998 yılında hayata geçirilen Yayla – Kent Projesi ile Hıdırnebi Yaylası’nın turizm açısında değeri artmıştır. Bugün Akçaabat merkezinden yarım saat, Trabzon’dan 45 dakikalık bir yolculuktan sonra ulaşılan Hıdırnebi yaylası 1600 rakımında doğal güzelliği ve turistik tesisleri ile aranan ve tercih edilen bir tatil beldesidir.

Akçaabat’ta Yayla Kent Projesinin uygulandığı turistik yerlerden biride Kayabaşı Yaylasıdır. Kayabaşında yapılan yayla kent ilçemizde turizm alanında yapılan önemli bir yatırımdır.

Karadağ Turizm Merkezi - Hıdırnebi ve Kuruçam Yaylaları

Ulaşım: Yaylalara Akçaabat - Düzköy yolunun 12.nci kilometresinden batıya dönülerek on kilometrelik toprak yolla ulaşılmaktadır. Yolu yaz-kış ulaşıma açık olan yaylalara ticari taşıtlarla yolcu taşımacılığı yapılmaktadır. Kuruçam - Hıdırnebi yaylaları arası bir kilometredir.

Özellikler: 1. 742 m. yükseklikteki yaylalarda alt yapı hizmetleri tamamlanmış durumdadır. 20 Temmuz'da başlayıp üç gün süren Hıdırnebi şenliklerinin düzenlendiği Hıdırnebi tepesi doğal manzara seyir terası konumundadır. Orman içinde kurt, tilki, çakal vb. yabani hayvanları izlenebilir, foto safari yapılabilir.

Yörede yaşayan köylüler, püsküllü çanta, alaca çorap, örme sepet, yayık, kaşık vb. ağaç mutfak eşyaları satmaktadır.

Konaklama-Yeme-İçme: Yayladaki bakkal, manav, kasap, fırın, lokanta ve kır kahveleri ve yayla mevsiminde işletilen pansiyonlar bulunmaktır. Yol üzerinde Acısu köyünde maden suyu kaynağı ve pansiyon bulunmaktadır.

 

Çalköy Mağarası

Akçaabat Söğütlü deresi boyunca 30 km uzaklıkta Düzköy ilçesine bağlı Çalköy Beldesinde bulunan mağara; Türkiye’nin en büyük mağarası olmasının yanında milyonlarca yıllık sarkıt ve dikitleri, su ve şelalesi ile önemli bir turizm bölgesidir. 1 km uzunluğunda olduğu sanılan mağaranın 550 metrelik bölümünde yürüyüş parkuru ve ışıklandırma çalışmaları tamamlanmış durumdadır.

Sivri Burun Tepe

Denizden 715 m yükseklikte, Akçaabat Trabzon sahilleri ile birlikte arka kesimlerdeki yaylaları da kapsayan güzel manzarasıyla, Trabzon’dan Rize Kaçkar Dağları’na kadar uzanan bir alanı gören Sivri Burun Tepe’nin turizme kazandırılması için; 30 dönümlük bir alan kamulaştırılarak, gerekli çalışmalar başlatılmıştır.

Şehir merkezinden 6 km mesafede Akçaabat’a hakim bir tepe olan Sivri Burun Tepe’nin haritası yaptırılmış olup, yolların açılması, elektrik ve su getirilmesi için gerekli çalışmalar sürdürülmektedir.

İleriye dönük olarak Liman-Orta Mahalle-Sivri Burun Tepe-Hıdırnebi ve yayla kentler irtibatı kurularak, şehir için turizmin öncelikli sektör halini alması hedeflenmektedir

 

 

 
You are here  : Home Memleket akcaabat Akçaabat